Skip to Content

2) Hac ve Umre için Mikat Mahalleri (İhrama Girme Yerleri)

2

2) Hac ve Umre için Mikat Mahalleri
(İhrama Girme Yerleri)

                              

Mikat, ihrama girme yeri ve zamanı demektir. Bir
terim olarak, Mekke çevresinde, çeşitli bölge ve ülkelerden hacca gelenlerin
ihrama girecekleri özel yerleri ifâde eder. Bir kimsenin, hac veya umre için,
mikatları ihramsız geçmesi câiz olmaz. Aksi halde kurban kesmek veya mikat
yerine dönmek gerekir. Ancak mikat yerinden önce ihrama girmek ittifakla
câizdir. Hatta Hanefîlere göre, bir sakınca doğmayacaksa, ihramı öne almak daha
fazîletlidir. "Hac ve umreyi Allah için tamamlayın" (Bakara: 2/196)
âyetinde buna delâlet vardır. Mikatları beklemeksizin, ailesinin bulunduğu
yerden ihrama girmek hac ve umreyi eksiksiz tamamlamak demektir. Hz. Ali ve
Abdullah bin Mes'ud'un görüşü budur. Çünkü bunda daha çok meşakkat ve daha büyük
ta'zim vardır.

İhrama girme yerleri, Mekke'de, Mekke (Harem)
ile mikatlar arasında (hıl bölgesi) veya mikatların dışında kalan bölgelerde
(âfâkî) oturanlara göre değişiklik gösterir. Mikatların çevrelediği alan dışında
oturanlar (âfâkî): Arabistan'da mikatlar dışında oturanlarla, dış ülkelerden hac
veya umre niyetiyle Hicaz'a gidenler için geldiği bölge veya ülkeye göre ihrama
girme yerleri (mikat) belirlenmiştir.

İhrama girme yerlerini Hz. Peygamber tâyin
ettiği için hac, umre, ticaret veya başka bir amaçla Mekke'ye gelen her
müslümanın buralarda veya daha önce ihrama girmiş olması lâzımdır. Eğer yol, bu
noktalardan geçmiyorsa buraların hizalarından ihrama girilir. Medine'ye
gelenler, hac için Mekke'ye doğru yola çıkınca Zülhuleyfe'de bugün Âbâr-ı Ali
denilen yerde ihrama girerler. Mikatlardan içeride bulunan kimseler, ihramsız
Mekke'ye girebilirler. Fakat hac veya umre için, bulundukları yerden ihrama
girerler. Mikat içinde, fakat Mekke dışında bulunan, bulunduğu yerde; Mekke'nin
içinde oturanlar ise, kaldığı evde ihrama girerler.

Dışarıdan hac veya umre için gelen kimse, mikatı
ihramsız geçerse ya bir kurban keser veya geri dönüp mikat yerinde ihrama girer.
Mekke'ye girme niyeti olmaksızın mikatı ihramsız geçene bir şey lâzım gelmez.

[1]
 

İslam, mikat yerleri ve zamanını vahiy ile
tespit etmiş ve biz müslümanlara bildirmiştir. İhrama girmek için belli mekanlar
mikat olarak belirtilmiştir. Bir hadisi şerifte mikat yerleriyle ilgili şöyle
rivayet edilmiştir. İbn Abbas şöyle der:

"Peygamber (s.a.s.) Medineliler için
Zülhuleyfe'yi, Şamlılar için Cuhfe'yi Necidliler için Karnu'l-Menazil'i
Yemenliler için Yelemlem'i mikat yeri olarak belirlemiş ve şöyle buyurmuştur:

"Buralar, oralarda oturan veya oraya uğrayarak
geçenlerden hac ve umre yapmak isteyenler için mikattır. Bunlardan daha yakında
olanların mikat yerleri ise oturdukları yerlerdir. Aynı şekilde Mekkeliler
Mekke'den telbiye getirirler."[2] 

Başka bir hadiste ise Iraklıların telbiye
getirecek yer, yani mikat yerleri Zat-ı Irk olduğu rivayet edilmiştir.[3]
Câbir (r.a.)'den merfû olarak rivâyet edilen Müslim hadisinde bunlara,
Irak'lılar için Zât-ı Irk ilâve edilmiştir.[4]
Hac ve umre maksadıyla mikat yerinden ihramsız
geçmenin cezası vardır. Bu ceza ise bir kurban kesmektir.

Gelinen ülkelere göre, Hacıların ihrama
girecekleri mikat mekanları, şu şekilde sıralamamız mümkündür.

a-
Türkiye, Suriye, Mısır, Mağrib ve Avrupa tarafından deniz yoluyla gelenlerin
mikat yerleri, Cuhfe (Rabiğ)'dir. Cuhfe ile Mekke arası, yaklaşık olarak yüz
seksen yedi kilometredir.

b-
Medine tarafından gelenlerin mikat yeri ise Zulhuleyfe'dir, Başka bir ismiyle de
orayı Abar-ı Ali, yani Hz. Ali'nin Kuyuları şeklinde isimlendirilmiştir. Medine
ve Mekke arası uzaklık mesafesi yaklaşık dört yüz altmış dört kilometredir. En
uzak mikat yeri burasıdır.

c-
Irak, İran ve diğer ülke hacılarının geldiği ve ihrama girdikleri yer Zat-i
Irk'tır. Bu yer Mekke'ye  yaklaşık olarak doksan dört kilometredir.

d-
Kuveyt ve Necid yönünden gelenlerin, ihrama girdikleri mikat mahalleri, Karnu'l-Menazil
bir diğer adıyla da bilinen es-Seyl'dir.

e-
Yemen tarafından gelenlerin mikat mahali ise, Yelemlem'dir. Mekke'nin güney
tarafına düşmektedir. Mekke'ye uzaklığı yaklaşık olarak, elli dört kilometredir.[5]

 

 

[1]
Ahmet Kalkan, Kur'an Kavram Tefsiri.

[2]
Buhari, Sahih, Kitabu'l-Hac, 7, 9 11, 12; Sayd: 18; Muslim,
Sahih, Kitabu'l-Hac, 11-12; Ebû Dâvud, Menâsik: 8; Nesâî, Menâsik
19, 20 23; İbn Mace, Sünen, Kitabu'l-Menasik, I/972, Hadis no:
2914; Ahmed bin Hanbel, I/238.

[3]
İbn Mace, Sünen, Kitabu'l-Menasik, I/973, Hadis no: 2915

[4]
Ebû Dâvud, Menâsik: 8.

[5]
İslam Ansiklopedisi, Şamil yayınları, İst. Hac maddesi; Mehmet Peker,
Hacc Nedir?

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar